Oca 12
16
Kürek A takımımız 20 Ocak- 5 Şubat tarhileri arasında Adana’da kampa giriyor. Yeni sezon hazırlıkları çerçevesinde, 20 Ocak sabahı havayolu ile Adana’ya gidecek olan takımımız Seyhan baraj gölünde çalışmalarını sürdürecek ve 4-5 Şubat tarihlerinde yapılacak olan yarışlara katılıp kampı tamamlayacaktır. Kafile 20 sporcu ve 2 antrenörden oluşmaktadır.
Kas 11
23
Kas 11
10
Kulübümüzün geleneksel bayramlaşma töreni, Faruk Ilgaz Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Yüksek Divan Kurulu Başkanımız Yüksel Günay’ın ev sahipliği yaptığı törene, Genel Sekreterimiz Vedat Olcay, Asbaşkanlarımızdan Murat Özaydınlı ve Mithat Yenigün, Yönetim Kurulu Üyelerimizden Ünal Uzun, Turan Şahin ve Yasemin Merçil’in yanı sıra, Genel Müdürümüz Serkan Acar, divan kurulu üyeleri, kongre üyeleri, amatör branşların şube kaptanları, antrenörler ile bazı sporcular da katıldı.
Törende geçtiğimiz günlerde yeni yaşına giren Başkanımız Aziz Yıldırım için de doğum günü pastası kesildi. Pastanın üzerinde “Mutlu Yıllar Büyük Başkan” yazısı yer aldı.
Kurban Bayramının 4. gününde, gerçekleştirilen geleneksel bayramlaşma töreninde Yüksek Divan Kurulu Başkanımız Yüksel Günay ve yöneticilerimiz törene gelenlerle tek tek bayramlaştı. Katılımcılar, birbirleriyle bayramlaşırken, sohbet etme ve hasret giderme imkanı da buldular. Tören, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona ererken, Yüksek Divan Kurulu Başkanımız Yüksel Günay bir süre de basın mensuplarıyla sohbet etti.
Eyl 11
22
Dün, bir kez daha izledim sizleri; genç yaşlı demeksizin bilet için oluşturduğunuz uzun kuyrukları, formalı gençleri, çocukları, hanımları gördüm. Hep bir ağızdan ‘Fenerbahçe’ deyişinizi dinledim, Fenerbahçe’ye, bizlere verdiğiniz büyük desteği hissettim. Bana bu duyguları yaşatan; Fenerbahçe’nin, büyüklüğü dışında apayrı bir hissiyat, aidiyet, sevgi olduğunu gösteren, tarifi imkansız büyüklükteki taraftarlarımıza teşekkür ediyorum.
Ben; yıllarca bu birliğin, desteğin, aile hissiyatının, kadın erkek; genç yaşlı demeksizin, tek bir fark olmaksızın oluşan sevgi selinin gücü ve bunun daha da büyümesinin hayali ile çalışmış, gecemi gündüzüme katmıştım… Dün hep birlikte bir kez daha bunu başardığımızı gördüm. Fenerbahçemizi el birliği ile nasıl daha da büyüttüğümüzü gördüm…
Başkanlık görev sürem boyunca -13 yıldır-, Fenerbahçem’den ilk kez bu kadar uzun süre ayrı kaldım. Şimdi O’nu uzaktan izlerken O’nu ne kadar sevdiğimi daha iyi anlıyorum, duyduğum o imkansız sevgi sanki içimdeki özlemle birlikte katbekat büyüyor.
Ve ben, Aziz Yıldırım; Biliyorum ki, Fenerbahçe sevdası yaşadığım süre boyunca beni asla terk etmeyecek…
Aziz Yıldırım”
Slovenya’nın Bled şehrinde yapılmakta olan 2011 Dünya Kürek Şampiyonasında Hafif Kilo Tek Çifte kategorisinde yarışan kürekçimiz Hüseyin Kandemir, eleme yarışlarının ardından B Finale kadar yükselmiş ve B final yarışında 07.14 ‘lük derecesiyle 4. olarak Dünya Şampiyonası seviyesinde bu kategoride alınan en büyük başarıyı elde etmiştir. Sporcumuzu ve antrenörlerimizi tebrik ediyoruz.Türkiye Kürek Federasyonu tarafından Sapanca Gölü Kırkpınar mevkisinde düzenlenen Gençler Türkiye Şampiyonası’nı Fenerbahçemiz şampiyonlukla tamamladı.
20-21 Ağustos tarihlerinde Sapanca Gölü Kırkpınar mevkisinde düzenlenen Gençler Türkiye Şampiyonası son gün yarışlarının ardından tamamlandı. Şampiyonada 22 kulüp sporcusu mücadele ederken, Fenerbahçe Kürek Şubemiz 50 sporcu ile katıldığı yarışları başarılı sonuçlarla tamamladı.
Genç erkeklerde Fenerbahçemiz 154 puan ile birinci, Galatarasay 82 puan ile ikinci, Sakarya 68 puan ile üçüncü olurken, genç bayanlarda Fenerbahçemiz 60 puan ile birinci, Şişecam 39 puan ile ikinci Galatasaray ise 35 puan ile üçüncü oldu.
Öte yandan yıldız erkeklerde Fenerbahçemiz 153 puan ile birinci, Galatasaray 78 puan ile ikinci, Hereke ise 68 puan ile üçüncü oldu.
Kürekçilerimiz elde ettikleri bu başarılı sonuçlarla 3 branşta şampiyonluğunu ilan etti.
Fotograflar için Fenerbahçe sevdalısı arkadaşımız Birol Bali ye özel teşekkürlerimizle…..
Tem 11
22
Ben Aziz Yıldırım, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı. 1952 yılında Diyarbakır Ergani’de doğdum. Bu ülkenin insanıyım. İnşaat mühendisiyim. Bugüne dek kendi ülkem ve milletim için çalıştım ve gözlerimi de vatanımda yumacağım.
Spor sevdalısı, ama daha da fazla Fenerbahçe sevdalısıyım. Betondan da, futboldan da anlamam ondandır. Ama voleyboldan da anlarım, yelkenden de anlarım, basketboldan da anlarım, masa tenisinden de anlarım, yüzmeden de anlarım, kürekten de anlarım, atletizmden de bokstan da anlarım.
2000’e yakın sporcu evladım vardır benim. Hepsi birbirinden değerlidir, çünkü onlar Fenerbahçe forması giyerler. Onlar Fenerbahçe formasını çıkarır milli formayı giyer; ülkemin insanlarının yurtdışında göğsünü kabartır, gözlerini yaşartır mutluluk gözyaşı döktürürler.
Ben evlatlarımın hepsini ismen tanırım, nereden geldiklerini, nasıl sporcular olduklarını bilirim. Ben hepsinin akıttıkları helal terin, kazandıkları her başarının kefiliyim, hamisiyim. Çünkü ben Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Başkanıyım. 1990’dan bu yana kulübüme hizmet ettim. 1998’de “bir oy” farkla seçimi kazanıp başkan oldum. Herkesten de “bir farkım” oldu hep, çünkü ben Fenerbahçe’yi herkesten çok, canımdan, hayatımdan, kendimden çok sevdim.
Fenerbahçe’ye hayatımı adadım. Eşimi, çocuklarımı, işimi bıraktım gece demeden gündüz demeden Fenerbahçe’nin yolunda yürüdüm. Bu yolda hep doğru bildiklerimi yaptım. Kimsenin karşısında eğilmedim, bükülmedim. Çok eğilenler, çok sürünerek, yanımdan geçip gitmeye çalışanlar oldu ama zamanla hepsi ya ezildiler ya yok olup gittiler.
Sevenim de çok oldu sevmeyenim de. Beni kendilerine benzetemeyenler beni eğip bükemeyenler nefret etti benden. Kimsenin adamı olmadım, sadece Fenerbahçe’nin Başkanı, Fenerbahçe’nin adamı oldum. Asırlık bir çınara liderlik ettiğimi, Ulu Önder Atatürk’ün kulübüne başkanlık yaptığımı hiç aklımdan çıkarmadım. Onun gösterdiği yolda sporu sevdim, öğrettim, uyguladım. Hiç yanlış yola sapmadım, sapmak isteyene beni yanlış yola çekmek isteyene de hiç müsade etmedim.
Çalıştım, hep çalıştım. Amatör sporların Türkiye’nin geleceği gençler için ne kadar önemli olduğunu gördüm. Bu alanda liderlik ettim amatör şubelere devletten daha fazla yatırım yaptım. Popülizm yapıp tüm kaynakları futbola ayırmadım. Ülkemi, ülkemin uluslararası müsabakalarda, boksta, yelkende, atletizmde dalgalanacak şanlı bayrağını düşündüm.
Tesisler yaptım. Yeni sporcular yetişsin, “Bu ülkeden sporcu çıkmaz” diyenler Türk gencinin başarısını görsünler diye. Genç çocuklar önce Fenerbahçeli olsunlar, sonra ülkelerine milletlerine faydalı fertler olsunlar diye her yanda tesisler yaptım. Gençleri hep heveslendirdim, cesaretlendirdim. Minik takımdaki sporcularımın bile isimlerini öğrendim, antrenmanlarına gittim onlara moral verdim. Fenerbahçelilik nedir, nasıl Fenerbahçeli olunur, o çubuklu forma nasıl kutsaldır, öğrensinler diye mücadele ettim.
Çok mücadele ettim; sağlığımı verdim. Sağlığımdan ödün verdim ama Fenerbahçe sevdamdan ödün vermedim. Ameliyat masasından kalkıp takımımın başında deplasmana gittim. Beni gören taraftar stadyumları salonları doldurdu. Önce, onlar da bana kızdılar. Tribünde küfür ettirmedim, kavgaya, kargaşaya izin vermedim. Ama sonra onlar da anladılar her şeyin daha büyük bir Fenerbahçe yaratmak için olduğunu. Büyük Fenerbahçe taraftarı benim yaptıklarımı görüyor, biliyor. Onların bilmesi, onların görmesi kafi. Onların sevgisi bundan sonra bana yeter.
Beni eğip bükemeyenler, beni kendilerine benzetemeyenler meyve veren ağacı taşlayanlar baktılar ki taşladıkça ağaç inadına daha da büyüyor yakmaya karar verdiler ağacı. Kurguladıkları bir senaryo ile bugün beni hayatımın en büyük sevdası Fenerbahçe’den kopardılar. Yaktılar ağacı, yanan ağacın yerine yenisinin dikilemeyeceğini bilmeyenler. Ama ben de tükendim. Bu süreç beni çok yordu. Ruhum, bedenim iflas etti, artık daha fazla taşı da ateşi de taşıyamaz hale geldim. Bu süreci atlattığımda hayatımın geri kalan bölümünde Fenerbahçe artık sadece yüreğimde bir sevda olarak kalacak. Şimdi sadece bu yaşamakta olduğumuz süreçte yine kulübüme hizmet etmeye devam edeceğim. Bu geçiş sürecinin ardından da artık gururla taşıdığım ve namusumla, onurumla yerine getirmek adına gecemi gündüzüme kattığım şerefli görevim son bulacak. Ama içimdeki Fenerbahçe sevdası asla bitmeyecek.
Fenerbahçe sevdam cehennem donana kadar sürecek. Dar ağacında olsam da son sözüm hep Fenerbahçe olacak…
Tüm bu duygu ve düşüncelerin içerisindeyken, 14 vatan evladının hain saldırılar sonucu şehit olduğunu öğrenmem sıkıntımı ve üzüntümü daha da artırdı. Kaybettiğimiz, Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve ulusumuza da en derin duygularımla başsağlığı dileklerimi iletmek isterim.
Saygılarımla,
Aziz Yıldırım
Tem 11
20